Safer Ayı Bela ve Musibet Ayı Mı? İşte İslam'da Safer Ayı Gerçeği
Safer ayı bela ve musibet ayı mıdır? Safer ayına özel dua ve namaz var mı? İlahiyatçı Hüsrev Öndegelen, Peygamber Efendimiz'in (SAV) hadisleri ve Diyanet kaynakları ışığında Safer ayına dair merak edilen hurafeleri ve dinimizdeki gerçekleri açıklıyor.
İslam aleminde hicri takvimin ikinci ayı olan Safer ayı, her yıl gelişiyle birlikte halk arasında dolaşan "bela, musibet ve uğursuzluk" söylentilerini de beraberinde getiriyor. Peki, Safer ayında belaların birinci kat semaya indiği şeklindeki iddialar gerçeği yansıtıyor mu? Bu aya mahsus okunması gereken bir dua veya kılınması gereken bir namaz var mı? İlahiyatçı Araştırmacı Yazar Hüsrev Öndegelen, bu ay hakkında merak edilenleri sahih kaynaklar ışığında kaleme aldı.
Uğursuzluk İnancı Cahiliye Dönemi Hurafesidir
Safer ayının uğursuz olduğu ve bu ayda bela ile musibetlerin çokça meydana geldiği şeklindeki anlayış, İslam dinine değil, İslam öncesi cahiliye dönemine aittir (Ebû Dâvûd, Tıb, 24). Yüce dinimizde zaman dilimlerine atfedilen herhangi bir uğursuzluk inancı bulunmamaktadır. Dolayısıyla Safer ayının "bela ayı" olduğu düşüncesi tamamen bir hurafedir.
Bu ayın diğer aylardan hiçbir farkı yoktur. Din İşleri Yüksek Kurulu'nun da belirttiği üzere; Hz. Peygamber (SAV) böyle bir anlayışı kesin bir dille reddetmiş ve “Safer ayında uğursuzluk yoktur” buyurmuştur (Buhari, Tıb,19).
Peygamber Efendimiz (SAV) Safer Ayı Hakkında Ne Buyurdu?
Safer ayı, cahiliye dönemi Arapları tarafından "uğursuz ay" olarak tanınıyor ve özellikle bu ayda umre yapmanın büyük günahlardan olduğuna inanılıyordu. Resûlullah (SAV) ise “Umre her zaman helâldir!” (Buhârî, Kitâbu’l-Hac, H. No:777) buyurarak asırlardır süregelen bu asılsız inancı yerle bir etmiştir.
Ne yazık ki günümüzde dahi, bu ayda kıyılan nikâhların uzun ömürlü olmayacağı, başlanılan işlerin uğursuzlukla ve hüsranla sonuçlanacağı gibi cahiliye döneminden kalma adetler halk arasında yaşamaya devam etmektedir. Peygamber Efendimiz (SAV) bu konudaki batıl inançları şu hadis-i şerifi ile kesin olarak bitirmiştir:
“Hastalığın kendiliğinden sirayeti yoktur; uğursuzluk ve baykuş ötüşünün olumsuz etkisi yoktur; Safer ayının hayır ve şerle bir alâkası yoktur; bunlar cahiliye hurafeleridir!” (Buhârî, Kitâbu’t-Tıp, H.No:1927)
Safer Ayına Özel Dua ve Namaz Var Mıdır?
Halk arasında Safer ayına mahsus özel bir duadan veya özellikle ayın son çarşambası kılınması gereken bir namazdan sıklıkla bahsedilir. Ancak Din İşleri Yüksek Kurulu'nun beyanına göre; Safer ayına has özel bir dua veya herhangi bir gününde kılınacak özel bir namaz yoktur.
Aynı şekilde bu aya mahsus özel bir oruç da bulunmamaktadır. Ancak müminler, diğer aylarda olduğu gibi bu ayda da ibadetlerine devam edebilirler. Her ay tutulması sünnet olan pazartesi ve perşembe günü oruçları ile her ayın ortasında tutulan "eyyam-ı bid" (üç gün) oruçları bu ayda da tutulabilir. Ancak bu ibadetler Safer ayına özel bir tavsiye olarak değil, genel sünnet prensibiyle yapılmalıdır. Hz. Peygamber'in (SAV) günlük ibadet ve duaları bu ayda da aynen ifa edilir (TDV İslâm Ansiklopedisi, 35. cilt, 450-451).
Zamanı Bela ve Musibet Ayı Olarak Nitelendirmek Doğru Değildir
İslâmiyet’te hürmet duyulan, fazileti yüksek olan ve belli ibadetler için tahsis edilen mübarek aylar, günler ve geceler bulunmaktadır. Ancak afetler, musibetler ve semavî belâlar için ayrılmış, "uğursuz" kabul edilen herhangi bir zaman diliminden söz etmek dinen mümkün değildir.
İslam tarihinde meydana gelen bazı olumsuz, üzücü vakaların tesadüfen bu aya denk gelmesi, bu ayın uğursuz ve musibetli bir ay olarak telakki edilmesine gerekçe olamaz. Müslümanlara düşen asıl görev; Rabbimizin bizlere ihsan ettiği kıymetli zaman sermayesini en verimli şekilde değerlendirmek, zihnimizi ve inancımızı dinde yeri olmayan boş ve lüzumsuz hurafelerden arındırmaktır.
Yazar: Hüsrev ÖNDEGELEN – İlahiyatçı Araştırmacı Yazar