Ev İşi Yapmak Erkekte Testosteronu Düşürür mü? Dr. Zeki Bayraktar’dan Ezber Bozan Açıklamalar
Son dönemde bazı psikologlar ve aile danışmanları tarafından sıkça dile getirilen bir iddia, erkekler arasında yeni bir tartışma konusu başlattı: “Ev işi yapmak, özellikle bulaşık yıkamak erkeklerde testosteron hormonunu düşürür mü?”
Son dönemde bazı psikologlar ve aile danışmanları tarafından sıkça dile getirilen bir iddia, erkekler arasında yeni bir tartışma konusu başlattı: “Ev işi yapmak, özellikle bulaşık yıkamak erkeklerde testosteron hormonunu düşürür mü?” Modern yaşamın getirdiği roller ve hormonal dengeler arasındaki bu ilişkiyi, Op. Dr. Zeki Bayraktar mercek altına alıyor.
Ev işi yapmak (misal bulaşık yıkamak) erkekte testosteronu düşürür mü?
İşte erkek sağlığı, evlilik dinamikleri ve testosteron krizi üzerine o çarpıcı değerlendirme:
Testosteronu Düşüren Ev İşleri Değil, Yaşam Biçimidir
Kamuoyunda "ev işi yapan erkeğin hormonları bozulur" şeklinde yayılan algının bilimsel temeli oldukça zayıftır. Yapılan araştırmalar, günümüzde erkeklerin testosteron seviyelerinde genel olarak %25-30 civarında bir düşüş olduğunu gösteriyor. Ancak bu düşüşün müsebbibi mutfaktaki bulaşıklar değil; modern dünyanın getirdiği yeni alışkanlıklardır.
Testosteronu asıl düşüren etkenler şunlardır:
-
Stabil İlişkiler: Bekarlıktan evliliğe geçiş (stabil bir partner ilişkisi).
-
Sedanter Yaşam: Hareketsizlik ve fiziksel aktivite azlığı.
-
Dijital Bağımlılık: İnternet ve ekran başında geçirilen uzun süreler.
Avcı-Toplayıcı Toplumdan Beyin Gücüne: Üretim Araçları Değişti
Artık mızraklarla ceylan avladığımız avcı-toplayıcı çağda yaşamıyoruz. Günümüzde üretim araçları kökten değişti. Erkekler sabah erkenden ava gidip akşam sırtında avıyla dönmüyor; kadınlar ise sadece evde çocuk bakmıyor.
Bugün hem erkek hem de kadın, ekonomik üretime eşit oranda katkıda bulunuyor. Kas gücünün yerini makinelerin ve robotların aldığı bu yeni düzende, her iki cinsiyet de beyin gücüne dayalı işlerde omuz omuza çalışıyor. Dolayısıyla rollerin sadece "fiziksel güç" üzerinden tanımlanması günümüz gerçekleriyle bağdaşmıyor.
Kadınların "Çifte Mesai" Çıkmazı
Modern toplumda kadınlar da artık dışarıda tam zamanlı çalışıyor. Ancak eve dönüldüğünde kadın için "ikinci bir mesai" başlıyor. Dışarıdaki iş yükünü tamamlayan bir kadının, evde tüm sorumluluğu tek başına üstlenmesini beklemek ne insani ne de estetiktir.
"Çifte mesai yapan bir kadınla ev işlerini paylaşmamak, dahası bunun hormonlara zarar verdiğini iddia ederek kaçınmak, ne etik ne de doğrudur."
Evliliği Tehdit Eden Asıl Tehlike: Paylaşılmayan Sorumluluklar
Psikologların ve aile danışmanlarının odaklanması gereken asıl nokta, ev işlerinin hormonlar üzerindeki (olmayan) etkisi değil, ilişki üzerindeki yıkıcı etkisi olmalıdır.
Eşine yardımcı olmayan, evdeki yükü paylaşmayan erkek profili, aile içi gerilimi tırmandıran temel unsurdur. Asıl karı-koca ilişkisini bozan, duygusal kopuşa neden olan ve dolayısıyla evliliği tehdit eden durum; kadını evde yalnız bırakmaktır.
Sonuç Olarak;
Erkekliğin ve hormonların korunması, mutfaktan kaçmakla değil; sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek ve huzurlu bir aile ortamı inşa etmekle mümkündür. Paylaşmak eksiltmez, aksine güçlendirir.