EDEP SAHİBİ TOKADIN SAHİBİNİ DEĞİL, SEBEBİNİ ARAR

Bugün İslam coğrafyasının halini anlamak için tarihin tozlu ama ibretlik sayfalarına, 1258 yılına dönmekte fayda var. Zira edep sahibi; yediği tokadın sahibini değil, sebebini ararmış. Sahip bellidir; bazen bir aracı koyar, bazen bir vesile kılar, bazen de yalnızca "Ol" der... Asıl mesele, o tokada davetiye çıkaran sebebi idrak edebilmektir.

Hemen herkesin bildiği bir kıssayı hatırlamanın belkide tam zamanı...

Bağdat’ın Gözyaşı ve Hülâgu’nun Zulmü

Cengiz Han’ın torunu Hülâgu, 1258’de Bağdat’ı yerle bir ederken sadece taş üstünde taş bırakmamakla kalmamış; milyonlarca eseri Dicle’ye atarak medeniyeti de boğmaya çalışmıştır. Dicle’nin günlerce "kan ve mürekkep" aktığı o karanlık günlerde Hülâgu, şehrin en büyük âlimiyle görüşmek ister. Ölüm korkusu herkesi sindirmişken, bu davete sadece sakalları henüz terlememiş genç bir âlim olan Kadıhan icabet eder.

Devenin İrisi, Keçinin Sakalı, Horozun Sesi

Kadıhan görüşmeye bir deve, bir keçi ve bir horozla gider. Hülâgu, karşısında bu tıfıl genci görünce küçümseyerek sorar: "Seni mi buldular gönderecek? Başka kimse yok muydu?"

Genç âlimin cevabı bir vakar abidesidir: "Görüşmek için iri yarı birini istiyorsan kapıda deve var. Sakallı birini arıyorsan keçi orada. Gür sesli biriyle konuşacaksan horoz çadırın önünde. Yok eğer hakikati dinleyeceksen, buradayım!"

"Beni Buraya Getiren Sebep Nedir?"

Hülâgu etkilenmiştir, ilk sorusunu sorar: "Söyle bakalım, beni buralara kadar getiren sebep nedir?"

Kadıhan, bugüne de ışık tutan o teşhisi koyar:

"Seni buraya bizim amellerimiz getirdi. Allah’ın verdiği nimetin kadrini bilmedik. Gaye-i hayalimizi unutup makam, mevki ve mal mülk peşine düştük. Zevk ve sefaya daldık, birbirimizle uğraştık. Cenab-ı Hakk da nimetlerini geri almak için seni gönderdi."

Hülâgu ikinci soruyu yöneltir: "Peki, beni buradan kim gönderebilir?"

Kadıhan’ın cevabı bir kurtuluş reçetesidir:

"O da bize bağlı. Ne zaman benliğimize döner, israftan, zulümden, birbirimizi yemekten vazgeçer ve nimetin kıymetini bilirsek; işte o gün sen buralarda bir dakika bile duramazsın!"

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.