Voleybol Erkek Milli Takımımız parkede adeta harikalar yaratıyor. Sırbistan galibiyetinin ardından dün de Ukrayna karşısında destansı bir zafere imza attılar. Üstelik maça kabus gibi başlayıp 2-0 geriye düşmüşken geri dönmesini bildiler. Unutmayalım ki bu iki ülke, dünya voleybolunun en üst düzey oynandığı, ekol sahibi yerler.
Daha geçen seneyi hatırlayın; tabiri caizse gelenin vurduğu, gidenin vurduğu bir şamar oğlanıydı bu takım. İşin ilginç tarafı, sahada hemen hemen aynı oyuncular var. Kadroya sadece 1-2 yeni isim dahil oldu. Hatta en etkili silahlarımızdan biri olan Efe Mandıracı bile sağlık sorunları nedeniyle bu süreçte forma giyemiyor.
Peki, ne değişti? Bütün bu gözle görülür yükseliş, antrenör değişiminden sonra gerçekleşti.
Slobodan Kovac Etkisi ve Teknik Dönüşüm
Yeni başantrenör Kovac’ın hakkını burada açıkça teslim etmeliyim. Takım temel voleybol doğrularını sahaya yansıtmaya başladı:
Etkili servis atmayı ve en önemlisi servis karşılamayı öğrendi.
Blok organizasyonunda seviye atladık.
Smaçları dışarı atma hastalığından kurtulduk.
Elbette yine hatalar oluyor, kusursuz değiliz ama önceki dönemlerle kıyasladığımızda bu hatalar artık devede kulak kalıyor. Takım disiplini kazandığı için de sahadan zaferle ayrılıyoruz.
Bugünkü Rakip Slovenya: Yenilmez Değiller!
Bugünkü rakibimiz Slovenya. Onlar da voleybolda üst düzey ve sert bir ekip. Fakat gözümüzde büyütmeye hiç gerek yok. Güncel sıralamada onlar 4. sırada, biz ise bugünkü maç eksiğimizle 6. sıradayız. Yani aramızda uçurum yok, yenilmez bir takım değiller.
Ancak bizi son derece zorlu bir maç bekliyor. Kabul etmek gerekir ki kağıt üzerinde Slovenya’nın kazanma ihtimali biraz daha güçlü. Dünkü Ukrayna maçını kazandık ama normalin üzerinde servis hatası yaptık ve bulduğumuz ace (servis sayısı) miktarı çok azdı. Eğer bugün de aynı teknik hataları tekrarlarsak, Slovenya karşısında kazanmamız mucize olur.
Çeyrek Final Senaryoları: Azimle Koşan Yorulmaz!
Hesap ortada; eğer bugün Slovenya'yı yenersek, çeyrek finale kalmayı garantiliyoruz. Kaybedersek de dünyanın sonu değil; gruptaki son maçımız olan İran karşılaşmasına odaklanacağız.
Bu takımın son bir yıldaki dönüşümü bize net bir mesaj veriyor: Demek ki neymiş, çalışınca ve azmedince oluyormuş. Boşuna dememişler; "azimle koşan yorulmaz" diye. Efeler'e Slovenya karşısında yürekten başarılar!